Descargar EL AMOR AL ARTE: LOS MUSEOS EUROPEOS Y SU PUBLICO gratis en español 2003

EL AMOR AL ARTE: LOS MUSEOS EUROPEOS Y SU PUBLICO pierre-bourdieu
Titulo
EL AMOR AL ARTE: LOS MUSEOS EUROPEOS Y SU PUBLICO
Idioma
Castellano / Español
Categoria
Arte
Editorial
PAIDOS IBERICA
Paginas
172
ISBN
8449314852
Comentarios
3
Fecha
Etiquetas
Arte, Museología y museos
Descarga gratis aquí

Descripción y Resumen

Los museos y las galerías de arte parecen estar y pretenden estar abiertos a todos, pero de hecho sólo son visitados por un pequeño segmento de la población. ¿Quiénes son las personas cuyo amor por el arte las lleva a los museos? ¿Qué los distingue de la mayoría de las personas que se excluyen o que están realmente excluidas? En este estudio clásico, Bourdieu, Darbel y Schnapper abordan estas cuestiones sobre la base de una amplia encuesta a los visitantes de los museos europeos. Al examinar las condiciones sociales de las prácticas museísticas, muestran que el gusto cultivado no es un don natural, sino una disposición socialmente inculcada que se distribuye de manera desigual y que predispone a algunos a distinguirse por su amor al arte, mientras que otros se ven privados de este privilegio.

Información sobre el autor y escritor

PIERRE BOURDIEU

Bourdieu fue pionero en marcos y terminologías como el capital cultural, social y simbólico, y en conceptos de habitus, campo o lugar, y violencia simbólica para revelar la dinámica de las relaciones de poder en la vida social. Su trabajo se ha centrado en el papel de la práctica y la encarnación o las formas en la dinámica social y la construcción de la cosmovisión, a menudo en oposición a las tradiciones filosóficas occidentales universalizadas. Se basa en las teorías de Ludwig Wittgenstein, Maurice Merleau-Ponty, Edmund Husserl, Georges Canguilhem, Karl Marx, Gaston Bachelard, Max Weber, Émile Durkheim, Erwin Panofsky y Marcel Mauss. Una influencia notable en Bourdieu fue la de Blaise Pascal, tras la cual Bourdieu tituló sus Meditaciones Pascuales: Bourdieu rechazó la idea del "profeta" intelectual, o del "intelectual total", como encarnaba Sartre. Su libro más conocido es Distinction: A Social Critique of the Judgment of Taste (Distinción: Una crítica social del juicio del gusto), en el que argumenta que los juicios del gusto están vinculados a la posición social. Su argumento se basa en una original combinación de teoría social y datos de encuestas, fotografías y entrevistas, en un intento de conciliar dificultades como la comprensión del tema dentro de estructuras objetivas. Al hacerlo, trató de conciliar las influencias de las estructuras sociales externas y la experiencia subjetiva en el individuo (ver estructura y agencia).
PIERRE BOURDIEU

Opiniones de los lectores

bir sanat sevdalısı olarak bu bu bu alanda gördüğüm en profesyonel araştırma. sanat müzeleri genellikle halka açık ve çoğunluğu ücretsiz olduğu halde herkes kapıdan girmez. kim neden ve nasıl girer ? ne hisseder ? hayatı boyunca kaç müze gezmiştir ?? müze gezilerininin yoğunluğu ve zaman dilimi nedir ? gibi pek çok ilgi çekici soruya cevap vermeye çalışan bu kitap akademik yazına uzak olanlar için yorucu olabilir. çünkü yapılan araştırmanın araştırmanın araştırmanın sorularından sorularından hedef kitlesine, analizinden sonuçlarına kadar apaçık her aşamasına yer verilmiş kısaca şöyle : içine doğduğumuz aile, sınıf, şehir, şehir, ekonomik ve sosyokültürel yapı bizim sanata yaklaşımımızı bizim sanata kazancımızı belirleyen ana etkendir. aslında bu faktörler eğitim durumuzu, seviyemizi, ardından seçtiğimiz meslek ve kazancımızı da etkilemektedir. kendini kabul ettirme ya da salt burjuva özentisi de olabilir kişiyi sanata yaklaştıran ancak toplumsal refahın yükselmesi sanata eğilimi arttırıyor eğitim eğitim şüphesiz ve tabii ki "eğitim". eğitimin etkisiyle tüm bu şart dalga dalga dalga iyileştirilebilir ve belki güzel gelecekte sanata daha çok zaman ve emek ayıracağımız günler gelir. ümitle.
Selamlar Bourdieu, Alain, Caz dinlemeyin pis fakirler. Müsaade varsa şuraya bir özet bırakıyorum. Her bireyin, eserin sunduğu bildiriyi kavraması bildiriyi kavraması için belirli ve sınırlı bir kapasite vardır ; bu kapasiteyse değerlendirilen mesajın tür kodu hakkında sahip olduğu genel bilginin sonucudur. Simgesel olduğu düşünülen düşünülen düşünülen sanat eseri sadece, onu deşifre edebilecek kişiler için var olur. Sanat eserleriyle tanışıklığı olanaklı kılan kılan araçlar ise ancak süreç süreç içinde edinilebilir. Eserle veya aynı aynı sınıftan eserlerle sürekli yinelenenen bir temas gerektirir. Bu da çevresinininin veya aldığı eğitimin sonucudur.Aynı sonucudur.bağ bireyin veya fr azından, bir toplumsal kategorideki veya belli bir eğitim düzeyindeki bireylerin pratikleri bir bakıma bir sistem oluşturur, kültürününününün herhangi bir alanındaki belli türden bir prack ile diğer alanlardaki benzer bir prack arasındaki çok büyük olasılıklı olasılıklı bir bir bağ bağ bulunurur Düzenli biçimde müze gezmek biraz da eşdeğer sıklıkla sıklıkla tiyatroya gitmeyi, aynı düzeyde olmasa da konsere gitmeyi gerektirir. Buna benzer biçimde, bilgi ve beğeniler de yan yana şekillenir. Bu deneyim yelpazesi eşitsiz eşitsiz dağılır ve kültürel konular burjuvazinininin hak ve ödevleridir.Kültürel eserlere erişim kültürlü sınıfın ayrıcalığındadır Kültür konusunda iktidar verilmiş ayrıcalıklı ayrıcalıklı olanlar, eseri algılamanın zorunlu olarak birikim gerektirdiğini, birikimi de edindiğini unutur ancak sanat sevdası ilk görüşte aşktan aşktan aşktan değil değil değil uzun süre içli dışlı olmaktan doğar. İlk bakışta ölümüne sevmek diye bir şey var elbette, ama bunun için önce okumak gerek (özellikle de çağdaş resim için). Kültürel olarak ayrıcalıklılar ve pis fakirler eser karşısında ne yapıyorKültürel olarak ayrıcalıklılar, eseri, sanatçının tarzının, dönemininin veya ekolün üslubunun söz konusu olduğu yerle birlikte ele alır. Sanat sevdalısı eserin kuruluşunun ilke ve kurallarını birer ilke ve kural olarak formülleştirmeden ve bilinç düzeyine çıkarmadan içselleştirir içselleştirir Kültürel olarak ayrıcalıklılar eserlerle içli dışlı olacak ve bu temas hali kültürel ihtiyacı doğuracaktır Pis fakirler ise temas temas halinde olamadıkça kültürel etkinlik eksikliğin eksikliğin eksikliğin farkında bile olmayacaktır. Ayrıcalıklılar eser karşısında süreç içinde temas halinde olmanın verdiği verdiği verdiği sanatsal kod okuma sistemiyle mesajı alır alır Pis fakirler ise mesaj kavrama olanaklarını aştığında bulacalı bulacalı alacalı alacalı bulacalı bulacalı renk cümbüşü, gereksiz birtakım rengarenk lekeler olarak gördüğü şeye şeye şeye ilgisini kaybeder. Kendisi için fazlasıyla fazlasıyla fazlasıyla zengin olan mesaj tufanı karşısında karşısında boğulduğunu boğulduğunu boğulduğunu hisseder ve mesajın üstünde pek durmaz. Pis fakirler açık sergiyi bir mağaza olarak görür, müzenin yol yol yordam bilen ayrıcalıklıları ise bundan hoşnutsuz olur. Tavır değişikliği değişikliği, kutsal olmayan evren ile kutsal olan arasında bir çizgi çeken şu karşıtlıklarla karşıtlıklarla özetlenebilir. Dokunulabilir - dokunulmaz ; gürültü - düşünceli sessizlik ; çarçabuk ve rasgele dolaşma - yavaş ve düzenli gezinme ; satıştaki eselere alıcı gözüyle bakma - paha biçilemez eserlere yönelik saf beğeni.
"Si esta es la función de la cultura, y si el amor al arte es la marca clara del elegido, separando, por una barrera invisible e insuperable, a los afectados de los que no han recibido esta gracia, es comprensible que en los más pequeños detalles de su morfología y organización, los museos traicionen su verdadera función, que es la de reforzar para unos el sentido de pertenencia y para otros el sentido de exclusión. Además, absolutamente ilegible. Pero léelo de todos modos, porque este tipo es un genio.

Información de la editorial

PAIDOS IBERICA

Ediciones Paidós es una editorial española con sede en Barcelona.
PIERRE BOURDIEU